İki yüz çıktı bir siyahın içinden…
Su damlası gibi koptular birbirlerinden
İki yüz çıktı ve geri kalan sahte iki gölge…
Sahte iki yüze ait sahte iki gölge…
Bir siyahtı gördükleri; tek bir siyah ev olmuş iki yüze…
İki yüz saklıymış içinde…
1.yüz:
Dudakları dudaklarımdan ayrıldığında gördüm
Benden kopan beni…
Bir küçük karaltıydık sessiz duvarda
Sen ve ben oluverdik bir anda…
Dudakları dudaklarımdan ayrıldığında farkettim yüzün ne güzelmiş yüzüme baktığında
Ve dudakların dudaklarıma değdiğinde hissetmiştim yüzün ne sıcakmış yüzümün teğetinde dolaştığında…
Ve yüzümden bir yüz koptuğunda anladım ,saniyelerce ve anlarca yaşattığım bu gölge hikayesini ne çok sevdiğimi,
Ve ne çok sevdiğimi seni …
Ve de en çok yüzüm yüzün olduğunda ve yüzün yüzüm…
2.yüz:
dudakları dudaklarımda gezinirken usulca, ayak parmaklarım titredi
ve anladım ne soğuk varmış ne sıcak bildiğim, tek bildiğim o siyahın içinde olmayı ne çok sevdiğim
belki de bu kanepenin ardındaki duvara bir resim asmalı demiştim geçenlerde..
iyi ki asmamışım
ne güzeldik duvarın çıplak yüzünde…
ve ne güzeldi gölgen yüzümde, dudaklarım dudaklarından ayrıldığında…
en güzel gölgeydi o ana dek yüzüme düşen..
ben yüzünün gölgesini bile özledim dudaklarım dudaklarına uzandığında…
1.gölge:
gölgesi yanımda titrerken
ve olası bir mum ışığı yokken hikayemizi bulandıracak
anladım;
gölgesini ayırt edemediğim anda farkettim o sıcak titremeyi
o bir anda;
ayrılamayacağımızı düşündüğüm o bir anda,
yüzümün hatları silindiğinde duvardan
ve sade bir karaltının içine daldığımda ben ,anladım;
tek bir karaltıyı bile paylaşmak güzeldi seninle…
belirsiz bir siyahta bile vardım seninle
herşeye vardım seninle…
2.gölge:
sanırım titriyorum
küçük bir gidip gelme gördüm duvarda..
anlayamadığım bir ürperti gibi, hiç yakın olmamıştım bu denli yüzüne
parmağımı o çok sevdiğim profilin teğetlerinde gezdirdim ,
alnından burnunun ucuna ve dudaklarına kaydı parmaklarım,dokundum
ve çizdim gölgeni aklıma,
diyceksiniz ki gölgeler ne hisseder ne duyar ne çizer akıllarına
…..demeyin…
öyle duydum ki seni içimde
gölgem bile gölgeni ezberledi, bir dahaki birleşmenin hasreti şimdiden burnumu sızlatıyor..
benim gölgemdi senin dudaklarını değdirdiğin ama
bir olduğun bendim duvarda
benim gölgemdi sıcaklığına doyamayan ama bendim titreyen içimdeki o boşluktan…
bir gölgenin gölgesi; yer düzlemindeki gerçekliği ,bu kadar sevebilirdi birisini
ve ben ancak bu kadar gerçek hissedebilirdim “ben”in gölgesiyken…