Monthly Archive for August, 2009

170809-Yirmi Yıl

Gecenin bir yarısı uyku tutmaz işte ..uykunun içine gömülüp her şeyi unutmak istersiniz..hatırlayabildiğiniz en güzel şey yirmi yıl öncesine aittir..anneannenizin hediye ettiği aşk merdiveni..bir şeye sahip olmak güzeldir..özellikle de içinde aşk olan bir şeye..çiçek bakımından hiç anlamamanıza rağmen, deli gibi sahiplenirsiniz onu, 9 yaşında bir çocuk aşktan ne bekleyebilirse beklersiniz..
Beklemenin yirminci yılı sona ererken bitki bakımında hiç de başarılı olmadığınızı bildiğinizden camın kenarında, elinizin ucunda can veren çiçekleri hatırlamamaya çalışırsınız..şarkıların hepsi hüzünlüdür, sözlerin hepsi boşlukta sallanıp düşmektedir, gece uyuyamayıp da yutkuna yutkuna ağladığınızda yaşlar da o sözcükler gibi hiçbir yere tutunmadan düşecektir…gece tüm gözyaşlarınızı içine gömecek sizse kendinizi ertesi sabahın hayaline gömüp uyumaya çalışacaksınızdır..
Tek başınalık böyle bir şeydir işte..yirmi yıllık yalnızlık yüz yıl gibi gelmektedir artık ve sanki bir şeylerin sonuna gelinmiştir..ya yalnızlığın ya da sizin için yazılmış rakamların…
Aynı şarkı dördüncü kez çalarken..bilirsiniz..geç kalmış özgenin yeri..bir pencere pervazı ardında bir kadın geç kalmış hayatı bekler..
Özge beklemekte kim gelecekse
Zor ….kaybolmuş bir hayatsa bu akan
Boş kalmış bir öykü….Geç kalmış bir kadın
Ürkek.aklı yüklü kadınlığı daha dündü
Belki zamansızlıktan ya da tek kalmışlıktan öyle yabancılaşmış unutmuş yaşamayı…