
Now, this is definitely an important invention:) One brilliant seamstress , Pam Turner, created a sewing needle with a sideways opening that makes it so easy to thread a needle. Spiral Eye Needles come in sets of 3 different sizes so that your grandma won’t ask you again for this heavy work!! Check it out here.
Kimileri otobüse biner, kimileri uçağa, kimileri minibüse, kimileri de tabana kuvvet arşınlar sokakları…herkesin ayrıdır eve gidişi, benimki ayrı…ben penceremin önüne otururum, iki bardak meyve çayını penceremin önüne koyarım, biri şekersiz biri iki tane tatlandırıcılı, bir yudumda 330 km yol katederim ve eve gelirim…dorothy gibi kırmızı ayakkabılarım yok, ona benzer bir hikayem de yok doğrusu, ben evinin kapısından hayatının 1/3ünde ayağında makosenler ve dizinin altında biten eteğiyle çıkmış ve şimdi topuk boyu 11 cm’e yükselirken evinin kapısından sığamayacak kadar büyümüş bir “şeyler diyarında ben’im” sadece. Odalarım var bol bol ve boş boş ve de bir canım var işte, fazlası belki bir kanepe belki bir çift perde. Giriş kapısının önünde durup bakıyorum bu ayakkabılarla ben ne kadar da büyüğüm öyle diye. Yıllarını doldurmuş kırmızı terliklerimi giydiğimdeyse ,bir akşam, bir evyenin üzerine oturmuş ısrarla biriktirdiği herşeyi ağlamaya çalışan bir kız çocuğuyken annemden öğrendiğim bu formülü sık sık kullanıyorum.
Bir bardak kendim için çay koyuyorum bir bardak annem için;
Annemin yanında ağlayamadığım zamanları, onunla alışverişe çıkamadığım zamanları, beraber yemek yapamadığımız zamanları, bir kazağının kokusunu çalıp dolabıma sakladığım zamanları, gizlice mutfaktan birer çikolata yürütemediğimiz zamanları, karşılıklı kafa çekemediğimiz zamanları, kapı zilini çalıp annemle karşılaşamadığım zamanları topluyorum. Özellikle kapı zilini çalma lüksünü çok özlüyorum…bazen cebimdeki anahtarlıklar o kadar ağır geliyor ki kaybetmek istiyorum bu çilingir ziyafetini…bir yudum daha çay alıyorum;
Annesinin kuzusu olamadığım zamanlara, onun için babamın çoraplarını yerden toplayamadığım zamanlara, sürpriz yapıp kahvaltı hazırlayamadığım sabahlara, sabah yürüyüşüne katılamadığım zamanlara, en alt kattaki fırında pide sırasına girip eve sıcak pide yetiştirmediğim zamanlara, saçımı nasıl kestirsem diye başının etini yiyemediğim zamanlara kızıyorum. Kızmakla kalmıyorum ya aslında bir de hayıflanıyorum, toplaya toplaya bırakın ceplere, çuvallara sığamayacak keşkelerim ayağıma demir çapa gibi bağlanmış bu denizsiz şehire demirlemiş kalmışım bir de ona sinirleniyorum…sonra bir yudum daha çay alıyorum;
Odamdayım minicik havlular içinde minicik çıplak ayaklarla annemin kaloriferin üstünde ısıttığı fanilayı getirmesini bekliyorum, mutfaktayım sahura kalkmışız kalorifer yanmadığı için annem minifırınla ısıtmış küçük mutfağımızı, annemlerin odasındayım beraber yazlıkları indiriyoruz hurçlar içinde dolabın tepesinden, salondayım Cuma olmuş okuldan gelmişim masada en sevdiğim yemekler ve en sevdiklerim, sonra banyodayım ama çok çok eski evimizde, çamaşır makinesinin üstündeki yazıyı okuyorum “lütfen makinanızı bu kapağın altından tutarak kaldırmayın” yeni öğrenmişim anneme tekrarlıyorum…bu son yudum boğazımı, genzimi ve sol yanımı ciddi bir şekilde yakarken içinde yaşadığım odalar birliğinin banyosundaki yirmi yıl daha yeni çamaşır makinesinin yirmi yıllık yazısını hatırlıyorum, şimdi bende olan minifırına aile yadigarıymış gibi bakıyorum, gülümsüyor muyum, bilmiyorum…ve bir yudum daha çay alıyorum;
Meyve çayları anne gibi kokar mı?kokar.
Yirmi yıllık uzaklık iki bardak çayla kısalır mi?kısalır.
Çalınan bir kazaktaki anne kokusu ne kadar süreyle kalır?yaklaşık 2 hafta, sonra dolaptaki (hayattaki)diğer kokularla karışır.
Çok yalnızım anne diye sadece filmlerdeki ıssız adamlar mı ağlar? Hayır.
Tüm ölçekleri bilmenize rağmen yaptığınız annenizin pilavı annenizin pilavı gibi olur mu?olmaz.
Kalorifer üstündeki fanila sizi eskisi kadar ısıtır mı? Isıtır.
Kalorifer üstünde fanilanız var mıdır? yoktur.
peki;
Yeniden bir çift makosen giyseniz o evin kapısından sığar mısınız?sığamazsınız.
Ama annenizin evde olduğunu bilmek yetmez mi.


Argentinian artist Leandro Erlich created this fake pool called The Swimming Pool, for The 21st Century Museum of Contemporary Art in Kanazawa, Japan. Leandro put two clear acrylic glasses about a foot apart and filled the space in between with water. The top surface is also filled with about 4 to 5 inches of water so that it looks like a realistic pool, watch the video, it’s really cool!


It’s nice that someone has thought about this one:)) Attention to the point fingers, they’re left capless for ease at turning pages:) Designed by Andrea Ayala












So true!!! Catrin Dulay’s perfect world posters reminded me of Alexander Gelman’s work, and cheered me up this morning…


A is for apathy, S is for a shitty day….Cool wallpapers by Stephen Herko that i should definitely have on my desktop for quick reminders!
You can download them on his website.

Just bought that lovely necklace from etsy. Have a look at PiperBlue’s other designs, they are really cute!!!


“iChocolates are a 20-piece gourmet chocolates assortment resembling iPhone and iPad app icons, boxed in a luxury iPhone-like package.”Wouldn’t you like to have iSnacks
)), go to etsy and spend $46,44 on a luxurious snack time!!

